Giriş


JoomlaWatch Stats 1.2.8b by Matej Koval

Ülkeler

97.6%TURKEY TURKEY
0.7%UNITED STATES UNITED STATES
0.5%GERMANY GERMANY
0.3%AFGHANISTAN AFGHANISTAN
0%UNITED KINGDOM UNITED KINGDOM



TARİHİMİZDEN
ŞEYH EDİBALİ PDF Yazdır e-Posta
ŞEYH EDİBALİ tarafından yazıldı   
Pazartesi, 07 Aralık 2009 18:57

OĞUL;

İnsanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler.

Avun Oğlum Avun.

Güçlüsün, Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamsın.

Ama; Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilmezsen Sabah Rüzgarında
Savrulur Gidersin. Öfken Ve Nefsin Bir Olup Aklını Yener. Daima Sabırlı, Sebatlı Ve İradene Sahip Olasın. Dünya Senin Gözlerinin Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler,
Görülmeyenler Ancak Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

Ananı, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir.

Bu Dünyada İnancını Kaybedersen Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin.

Açık Sözlü Ol. Her Sözü Üstüne Alma. Gördün Söyleme, Bildin Bilme.

Son Güncelleme: Salı, 08 Aralık 2009 16:03
Devamını oku...
 
Yorumlar (2)
2 Çarşamba, 09 Aralık 2009 08:56
h.kocabas
Bilge kişiler bilgi ve ilimleriyle saygıyı hakederler.Dün de TSK'da Astsubayların bilgi birikiminden faydalanılır bu nedenle kendisine bir saygı duyulurdu.Bu gün malesef şarlatanlık kabul görüyor.
1 Çarşamba, 09 Aralık 2009 08:37
Ayhan BAYIRLI
Bir zamanlar Ertuğrul gazide,Osman beyde,Fatih Sultan Mehmet de,Mustafa Kemal Atatürkte bizlerin yaşındaydı,söylevlerinde,demeçlerinde,vasiyetlerinde nasıl adam gibi adam olunuru bizlere anlatmaya çalıştılar,kimisi bunu anladı saygıda kusur bırakmadı kimiside dikine dipçik vuruşuna devam etti
.
İŞTE NASİHAT EDİLEN OSMAN BEYİN BABASIDA OĞLUNA BAK NE DEMİŞ;

Bak oğul!

Beni kır,Şeyh Edebali'yi kırma,o bizim boyumuzun ışığıdır.

Terazisi dirhem şaşmaz, bana karşı gel ona karşı gelme.

Bana karşı gelirsen üzülür incinirim,ona karşı gelirsen,gözlerim sana bakmaz,baksada görmez olur.

Sözümüz Edebali için değil,SENCEĞİZ İÇİNDİR.

Bu dediklerimi vasiyetim say.

ERTUĞRUL GAZİ
TARİHİMİZDEN PDF Yazdır e-Posta
İNTERNETTEN ALINMIŞTIR. tarafından yazıldı   
Çarşamba, 25 Şubat 2009 06:15

Esadiye’den Abdulhadi Yılmaz, Zula Mehmet, Abbas Cent ve beraberindeki milislerle, Orhangazi- Yalova arasındaki geçiş noktasını savunmuşlardır. Ermeni ve Rum çeteleriyle sıkı mücadeleye girmiş ve Çengiler köyündeki çeteleri yok eden baskını arkadaşlarıyla birlikte düzenlemişlerdir. Yalova yöresindeki bir çok katliamı gerçekleştiren Paşa Yohan çetesini imha etmiştir. 1946 yılında vefat etmiştir. Merhum komutanımızı saygı ile anıyoruz.

Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Nisan 2009 16:34
 
YAVUZ SULTAN SELİM’İN ZERAFETİ PDF Yazdır e-Posta
YÖNETİM tarafından yazıldı   
Cuma, 13 Şubat 2009 19:12

Yavuz Sultan Selim Han döneminde,

İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra.

Sandık açılır. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli, atlas, kadife kumaşlar çıkar.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Şubat 2009 19:17
Devamını oku...
 
KURTULUŞ SAVAŞI ÖYKÜLERİ-1 PDF Yazdır e-Posta
BİLGEHAN tarafından yazıldı   
Çarşamba, 11 Şubat 2009 19:19

Milli Mücadele`nin ilk madalyası 9 yaşında cephelerde savaşan Nezahet Onbaşı`ya layık görüldü. Ama o madalyayı hiçbir zaman alamadı. Nezahat Onbaşı`nın hikayesi:

Son Güncelleme: Perşembe, 26 Şubat 2009 08:21
Devamını oku...
 
MEHMET AKİF ERSOY'UN ARDINDAN PDF Yazdır e-Posta
Kenan SAKA tarafından yazıldı   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 22:11

KORKMA, SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK  

SÖNMEDEN YURDUMUN ÜSTÜNDE TÜTEN EN SON OCAK
 
O BENİM MİLLETİMİN YILDIZIDIR PARLAYACAK
 
O BENİMDİR O BENİM MİLLETİMİNDİR ANCAK!..


Ne demek bu?..
 
Bir defa MEHMET AKİF'in "hem iyi bir TÜRK hem de iyi bir MÜSLÜMAN" karakterini göz önünde tutmadan bu ŞİİR'i anlamak mümkün olmaz... Her mısraı TÜRK ve MÜSLÜMAN kokar...İSTİKLAL ve HÜRRİYET aşkını yansıtır... ZULÜM'e karşı koyar, EMPERYALİZM'e kafa tutar!
Son Güncelleme: Perşembe, 02 Nisan 2009 20:49
Devamını oku...
 
DİL BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN PDF Yazdır e-Posta
BİLGEHAN tarafından yazıldı   
Cuma, 26 Eylül 2008 19:45

İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 69 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği olgulardı. Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli temellerinden bir diğeri de dil idi. Bunun bilincinde olan ulu önder Atatürk, 11 Temmuz 1932 gecesi sofrasında bulunanlara “Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sorar. Oradakilerin bu düşünceye katılması üzerine “Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” diyerek Türk Dil Kurumunun temellerini atar. Ertesi gün Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına başvururlar. Sonradan adı Türk Dil Kurumuna çevrilecek olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur.

Cemiyetin kuruluşuyla birlikte başlayan çalışmalar sürerken, Türk Dil Kurultayının hazırlıkları da başlamıştır. Bu coşku ve heyecan içerisinde Türk Dil Kurultayı toplanır. Kurultaya çok sayıda bilim adamı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçı katılır. Atatürk, Kurultayı baştan sona kadar izlemiştir. Türkçenin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi yolunda Türk Dil Kurultaylarının çok önemli yeri vardır.

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Eylül 2008 09:16
 
TÜRK PİRAMİTLERİ PDF Yazdır e-Posta
Bilgehan tarafından yazıldı   
Çarşamba, 27 Ağustos 2008 12:27

 İlk insan mumyalama tekniğini mükemmel bir şekilde uygulayanlar Altay Türkleridir.

( Mısır medeniyetinden yüzyıllarca önce) Uygur bölgesinde bulunan,Mısır piramitlerinden yüzyıllarca önce yapılan ve Mısır piramitlerinden daha yüksek/büyük olan piramitleri yapan Türklerdir.Çin hükümeti buraya girişi tamamı ile yasaklamıştır.Çünkü bu piramitlerin içinde proto-Türk yazılar mevcut.Arkeologları n dahi girişine kati surette izin verilmiyor.Çünkü dünya tarihinin tekrar yazılması gerekebilir.
Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Ağustos 2008 13:04
Devamını oku...
 
TÜRK TARİHİNDE ABİDE BİR ŞAHSİYET PDF Yazdır e-Posta
Bilgehan tarafından yazıldı   
Cumartesi, 23 Ağustos 2008 06:56

Kara Fatma (Fatma Seher Hanım) Kimdir?

Kara Fatma lâkabıyla tanınan Fatma Seher Hanım, 1888 yılında Erzurum’da doğmuştur. Babasının adı Yusuf Ağa, kocasının adı ise Derviş Bey’dir. Kocası da asker (Binbaşı) olan Fatma Seher Hanım, Edirne’de görev yapan eşiyle birlikte Balkan Harbi’nde yer almıştır. Daha sonra ise kendi ailesinden 10’a yakın kadını örgütleyerek 1.Dünya Savaşı’na katılmıştır. Mondros Mütarekesi’nden sonra ise eşi Derviş Bey’in vefat haberini almış ve Erzurum’a dönmüştür.

Son Güncelleme: Cumartesi, 23 Ağustos 2008 07:00
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 2
Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!