|
|
ÖYKÜ
|
|
İNTERNETTEN ALINMIŞTIR. tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 07 Aralık 2009 18:55 |
|
Hoş bir hikaye...
Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.
Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektas Veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.
O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu.
Durumu Hacı Bektas Veli'ye anlatır ve Hacı Bektas Veli :
- “Helal değildir” diye bu kurbanı geri çevirir.
Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana'ya anlatır.
Mevlana ise; bu hediyeyi kabul eder. Adam ayni şeyi Hacı Bektaş Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
Mevlana söyle der:
- Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz.
O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı'na gider ve Hacı Bektaş Veli'ye, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli'ye sorar.
Hacı Bektaş da söyle der:
- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.
Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen birer insan olabilmemiz dileğiyle...
|
|
Devamını oku...
|
|
|
ÖYKÜ
|
|
İNTERNETTEN ALINMIŞTIR. tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 25 Şubat 2009 11:17 |
GÜL YAPRAĞIUzakdoğu’da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. |
|
Devamını oku...
|
|
ÖYKÜ
|
|
İNTERNETTEN ALINMIŞTIR tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 23 Ocak 2009 20:20 |
Çin düşünürü Lao Tzu nun çok sevdiği bir öyküdür. Bir köyde ihtiyar bir adam varmış.. Çok fakirmiş ama dillere destan bir beyaz atı yüzünden kral bile onu kıskanırmış.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. -Bu at, bir at değil benim için.. Bir dost.. İnsan dostunu satar mı dermiş hep.. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.. Köylü ihtiyarın başına toplanmış |
|
Devamını oku...
|
|
|
ÖYKÜ
|
|
İNTERNETTEN ALINMIŞTIR. tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 21 Ocak 2009 18:22 |
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu:"Çukulatalı pasta kaç para?..""50 cent!.." Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:"Peki dondurma ne kadar.." "35 cent" dedi garson kız sabırsızlıkla.. |
|
Devamını oku...
|
|
ÖYKÜ
|
|
İNTERNETTEN ALINMIŞTIR tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 19 Ocak 2009 19:30 |
Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 4 |