Giriş



ZİYARETÇİ RAPORU

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün184
mod_vvisit_counterDün946
mod_vvisit_counterBu hafta5443
mod_vvisit_counterBu ay45609
JoomlaWatch Stats 1.2.8b by Matej Koval

Ülkeler

97.4%TURKEY TURKEY
1%UNITED STATES UNITED STATES
0.4%GERMANY GERMANY
0.1%UNITED KINGDOM UNITED KINGDOM
0.1%JAPAN JAPAN



BOŞA ÇEKİLEN KÜREKLER! PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 22
ZayıfEn iyi 
Ahmet ÖZDEN
Ahmet ÖZDEN tarafından yazıldı   
Pazartesi, 08 Şubat 2010 11:31

 

BOŞA ÇEKİLEN KÜREKLER!

Yıllardır haklarımızı ve bu uğurda nasıl örgütlenmemiz gerekenleri yazdık durduk.Mevcut örgütlenmenin işe yaramadığını işledik nakış gibi.

Tüzük değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu yazdık.


Yöneticilerin değiştirilmesini istedik.Bunun için fahri de olsa bir profesör büyüğümüz talip oldu bu işe ama onu da harcamasını bildik.Hem de şimdiki basiretsizler ve yandaşları tarafından alay edilerek.


2011, Türkiye de genel seçim yılı.


Yanılmıyorsam E.Astsubayların tek yasal örgütleri olan TEMAD’ın da kongre yılıdır.


Bu günkü TEMAD yöneticilerinden bazıları 2011 genel seçimlerinde veya olası bir erken seçimde TBMM.ne girmek için bekledikleri, aldığımız haberler arasındadır.Nasıl yani;


Bunca başarısızlıklara rağmen bunca yapılan hakaretlere rağmen bunca aşağılanmaya rağmen ısrarla o koltukta oturmayı başka türlü açıklamak mümkün değil de ondan.


Yedi yıldır bu topluma hiçbir katkı sağlayamayan bir yönetici nasıl olur da özeleştiri yapmaz. Nasıl olur da hala ve ısrarla “ istedik de gittik de görüştük de haklarımızı vermediler” diye savunma modunda durabilir.”Seçimle geldik seçimle gideriz” savunması da bana mantıklı gelmiyor.Demokrasilerde beceremeyenlerin gittikleri çok görülmüştür.


Demek ki; bu yöneticilerden birkaç muhalifin birkaç sitenin dışında herkes memnun.O muhaliflerede nasıl olsa Mahmut ERDEM’ler Recai ERDİNÇ’ler gereken dersi veriyor. Peki allı şanlı İl Başkanları ne yapıyor.Bu yönetimden memnun mu? Memnun olmasa sesini yükseltir. Yükseltmediğine göre gidişat onların da hoşuna gidiyor.Nasıl gitmesin.M.E.un hazırladığı TÜZÜK onlara İL BAŞKANLIĞI ünvanını bağışlamış.Kartvizitler basılmış,her yerde itibar görüyor.


NEYİN İL BAŞKANI?


Bir kurumun İl başkanı olabilmesi için o kuruluş veya oluşumun il idaresi kanununa göre ilçe, Bucak ve köy örgütlenmesi gerekmez mi? İL BAŞKANI o kurum veya kuruluşun bütün işlerini o ilde yerine getiren örgüt demektir. Hiç dış şubesi olmayan ilin Şube başkanına da İL BAŞKANI ünvanı verilmiş, birden fazla şubesi olan illerde de İL BAŞKANLIĞI ihdas edilmiş.


İşte bu nedenledir ki; Şube başkanları bu ünvanı bırakmamak için statükocu durumundadır.


Seslerini çıkartmadıklarının tek sebebi budur.Başka herhangi bir çıkarlarının olduğunu düşünmek doğru değildir.


HİÇ Mİ ALINACAK HAK YOK?


Ekonomik olarak haklarımızı vermediler se başka alınacak veya düzeltilmesi gereken isteklerimiz yok mu?


Var.


Ama bunları bu yönetimin alması mümkün görülmüyor. Çünkü bunlar, haklarımızı gasp edenlerle dirsek temasındalar. Çıkarları için değil. Genelkurmayın “ Mustafa Başkan” diye hitap etmesi onu öyle mutlu ediyor ki hiç sorma. Öyle olunca da hak isteme de etkisizleşiyor. Direnemiyor, mayışıyor……


TEMAD’da yönetici olmanın da azımsanamayacak kadar avantajlarını unutmamak gerekir. Makam arabaları, ödenmezler, şube ziyaretleri, kurulan içki sofraları vs.vs.


Bu saltanat bırakılır da gidilirmi?


Sen boşa kürek çekiyorsun sayın kardeşim Şerafettin TURGAY anlatamazsın. Anlamazlar. Onlar da anlamaz, seçilmiş İl Başkanları da anlamaz. Bu gün seçim olsa yine onlar kazanır.


Çünkü onlarda;


ASTSUBAY DEVRİMİ çokkkk.


Astsubay Rakısı da çokkkk.


Çok olan başkaları da çokkk.


Parçalayıp bölenleri de çokkkk….


Siyasi gözlükle bakanları da onlara hizmette sınır yokkkkk.

 

 

 

 

Lütfen yorum için kayıt olun

Yorumlar (15)
15 Perşembe, 04 Mart 2010 23:09
şerafettin turgay
Sayın Dalkılıç kıymetli meslektaşım , sizinde belirttiğiniz gibi sorunlarımız ve bu konularda kimlerin ne düşündükleri artık herkesçe bilinmektedir. Gelinen noktada hangi düşüncelerin , fikirlerin ve projelerin camiamıza daha yararlı olacağının araştırılması , tartışılması , en doğruların tespit edilerek geç olmadan uygulamaya konması gerekmektedir.

İsteme , alma şekli , yolu ,yöntemi tartışılabilir olmakla birlikte doğrudur haklarımız yetkililerce verilmiyordur. Ne yapsak olmuyordur.
Ya bizim eksiklerimiz . Ya tüzükte yazılı olan görevlerimiz. Emekli öğretmen karı-koca kız öğrenci yurdu işletirken şubelerimizin kendi lokallerini dahi işletemeyip , müstecir'e kiralamaları.
İzmir , istanbul şubelerinin birleşip birer yurt dahi açmamaları.

Küçük te olsa ,onlarca özel yaşlı bakım evlerinden birisinin "TEMAD" adını taşımaması.

2006 dan beri yazdığım , hayalim , ümidim olan ASB.A.Ş. nin kurulamaması.

Okulu , otobüs durağı , semt adı dahil olmak üzere hepsinin adının bir albayımızın kurduğu Kooperatif sayesinde soyadı olan "ÇAMKIRAN" olabilirken , " TEMAD “ olamaması.
Daha da acısı ; üyelerinin ve konut sahibi olanların % 70-80 nin meslektaşımız olan astsubaylar olması.

Bunları dile getirdikçe aldığım maillerde ; doğru söylüyorsun ama hangi ekonomiyle , hangi parayla diye sorulmaktadır.

Demek ki doğrular söylenir, doğru projeler sunulursa mutlaka katılım sağlanacak ve küçük damlalar büyüyerek göl olacaktır. Zira OYAK’ı OYAK yapanda çoğunluk olan bizlerin paralarıdır. Kendi paramızı işletemeyeceğimizi düşünmek kendimize haksızlık olur .

Ekonomik , sosyal , kültürel ve hukuksal dayanışmalarımızla kendimizi ispatlamalı , özgüven kazanmalı ve kamuoyuna da etkili bir güç olduğumuzu kanıtlamalıyız.

Bunları ve bunlar gibi daha nice güzellikleri ve fikirleri buralarda tartışmalıyız.

Fikirler tartışılırken sizinde özellikle vurguladığınız gibi ; kimseye hakaret etmeye , şahsını hor ve hakir görüp , küçük düşürmeye hakkımız olmamalıdır.
Kazara olmuşsa da , tek telafi yolu olan ve söyleyeni de yücelten , özür dilenerek gönüller tekrar kazanılmalıdır.

Biz bize yakışan şekilde hareket ettiğimizde , saygı ve sevgi zincirinde bütünleşip kenetlendiğimizde her zorluğu yeneceğimize yürekten inanıyorum .
İçinde yer aldığınıza inandığım bu zincirin bir halkası olabilirsem bundan mutluluk duyacağım. Bu nedenle ; naçizane mücadelemde doğru yolda olduğumu gösteren nazik düşünceleriniz ve bunu belirten güzel yazınız için asıl ben size teşekkür ederim . Sonsuz sevgi ve saygılarımla .

Şerafettin Turgay
14 Perşembe, 04 Mart 2010 08:11
Dalkılıç
Sayın Karaöz mobil karalayıcılar seyyar satıcı gibi kovsanda gene gelirler ,meslekdaşlarına bulgurcu davulla toplanan diyenler,temsilcilerine,meslekdaşlarına hakaret edenlere hatırlatsanızda yine unuturlar unuttukları bir diğer konuda toplumu kendileri gibi balık hafızalı sanmalarıdır, izninizle bende bir konuyu hatırlatayım bunlar arşiv denen bir nesnenin varlığını hatırlayıp eski yazılarını arada bir okusunlar bu tür yazılardan gına geldi, kimin ne olduğunu biliyoruz, bu topluma hizmetleri dokunduysa onu yazsınlar bu arada kavgasız belgeli seviyeli eleştirinin nasıl olacanı gösteren sayın Şerafettin Turgaya teşekkür ederim yazdıklarının arada bir hatırlanmasını öneririm. Kalın sağlıcakla
13 Çarşamba, 03 Mart 2010 23:34
dogan karaöz
Demekki bu sitedede buraya kadarmış. Ayrılma kararımın diğer arkadaşlarla hiç bir bağlantısı olmayıp ortak hareket değildir.. Tamamen kişisel tercihimdir. Hoşçakalın
Selçuk İÇER
E.Bnd.kd.Bçvş

Demekki aklın yolu bir değil bin taneymiş. Empati yapmak gerekmiş.

Özür dilemek erdemdir sözünü hatırlatmak istedim. Saygılarımla.
12 Salı, 02 Mart 2010 22:44
Hakan HEZER
YORUM YOK HERKES GÖRÜYOR...HALA ZARAR VERDİĞİNİ SÖYLEYEN ÜÇ KİŞİ OLMADIMI ACABA...KARŞIFİKİRDE OLUP ELEŞTİRENLER SAYILMAZSA, ZATEN BU SAYI HİÇBİR ZAMAN ÜÇ DEĞİL BİR DAHİ OLMAZ.
11 Salı, 02 Mart 2010 22:39
Hakan HEZER
Yalan çok,iftira ve tehdit çok,hakaret dersen hak getire...Sonrada çıkıp,ONUR GURUR deyip ,mangalda kül bırakmayanların ONURSUZLUK ABİDELİĞi YAPTIĞINI söylemiştim.şimdide diyorum ki, beni ihraç eden yönetim daha onurlu.Zübükler olmasa, zübük zadeler olmazdı.
10 Salı, 02 Mart 2010 21:58
Mustafa SEVİMLİ
MUHALİF AĞIZLARI KAPATMANIN KLÂSİK VE KESİN YÖNTEMİ; ONLARI KENDİ CEPHESİNE DAHİL ETMEKTİR.

İŞTE O ANDA YENİ BİR FESTİVAL BAŞLAMIŞ OLACAKTIR.

DAHA NE GÖRDÜK Kİ, NELER GÖRECEĞİZ.?.

HENÜZ SEZON SONU İNDİRİMLİ "satışlarımız" BAŞLAMADI.!.

( İnternette büyük harfle yazmak, bağırmak anlamında imiş. Sakalımız olmadığından belki böylece lafımızı dinletebiliriz, sanıyorum.)

Sözümüz meclisten öteleredir.?.

Selamlarımla / M.S/ Mart'10
9 Salı, 02 Mart 2010 09:05
Yükselen Ses
Temsilci olarak katıldığınız ESKİŞEHİR toplantısından sonra izlenimlerinizi TEMAD yönetimine övgüler yağdırarak açıklamışsınız. Geçmişteki yazı ve yorumlarınız sert eleştirileriniz tutum ve yanlı davranışlarınız yerini Sempatiye bırakmış adeta Hayranlığa dönüşmüş.

TEMAD yönetimine girmem dediniz ilçe yönetimine girdiniz,TEMAD Sitede Mahmut ERDEM varken girmem dediniz sitede yazmaya başladınız.

Ankara da TEMAD Yönetimini protesto için TEMAD'ın resepsiyonuna katılmayarak Ankara Platformu üyeleriyle birlikte Öğretmen evine gittiniz. TEMAD yönetimine muhalif Ankara Platformuna Assubaylardan toplanan paralardan maddi menfaat sağlayarak benzin paralarına kadar ödeyerek destek verdiniz. Yönetime gelebilmeleri için.

Ne olduda görüşleriniz bir toplantı neticesinde bu kadar çabuk değişti.

FİKİRLERİNİZ BU KADARMI SIĞDI...İlkelerinize ne oldu?

Sitenizdeki arkadaşlarınıza ve camiamıza açıktan destek verdiğiniz Ankara Platformuna BUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ?

Hasım gördüğünüz Mustafa EROL Bey ve yönetime Haksızlık yaptığınızı itiraf etmiş olmuyormusunuz bu övgülerinizle.

Siz daha bir İlçede 3-5 nci adam olarak görev alıpta 180 derece değişirseniz, kimbilir il Başkanı falan olsanız yönetime ne methiyeler dizersiniz.

Makam ve koltuk ne kadar tatlı..

Nerede Kaldı Assubay onur Mücadelesi nutukları.

Değdimi Sayın Duayen Ersen Ağbeyim..

Bu kadar gürültüye patırtıya, Tüzük kurultayını yönetimi pasif olarak görmeyi vs bahane ederek bölmeye böldürmeye cephe almaya aldırmaya.

İlkeli İlkesizlik bu olmalı..

Saygı ve selamlar..
8 Perşembe, 18 Şubat 2010 00:08
Hakan HEZER
Ahmet bey ağabey sayın onursal başkanım, Görüyorsunuz yalanları ortaya çıkanlar zıp zıp zıplıyor. Mamıtttan beter oldukları gibi tehdit ve salyaları akarak yaşlarından başlarından utanmadan meslektaşlarına küfredip ringe davet ediyorlar. Tabiki bunların seviyesine düşmemek için yanıt dahi vermemek lazım. Ancak işin içinde tahrik ve tehdit olunca tüm camia ile paylaşıp bu assubay onur ve gururunu ağızlarından bırakmayıp nasıl gurursuzluk timsali olduklarını camianın görüp bilmesinde yarar var. Maskeleri düştükçe nasıl hırçınlaştıklarını görüyoruz... Hiçbir çıkarım yok diyenler neden ve nasıl bu kadar yalan söyleyip, kendini ön plana çkarmak için sadece ve sadece aynı fikir ve görüşte olmayan arkadaşlarına her türlü hakareti ve tehdidi yapmayı kendinde hak görebilir ki. Bu mücadeleye baş koymuş kişiler olarak sizi de beni de ihraç eden bu yönetimin mamıtları, şu anda Assubay onur VE gururu için hiçbir çıkar gözetmeden bu işi yapıyorum diyenlerden daha iyi. Allah bu kişilerin şerrinden ASSUBAY CAMİASINI ve bizleri korusun
Kırgınlıkları yaratanlar yönetici konumunda olursa bir beklenti içinde olanların da bu kırgınlıklara körükle gitmeleri doğaldır.

Bu tüzük hazırlanırken görüşülenlerin hiç birisi tüzüğe yansıtılmamıştır.MSB.na onaya sunulan taslak tüzük kurultayında konuşulmayan ve karara bağlanmayan konular içermiştir.

Üyelerin özgür iradelerine ipotek konmuştur.Örneğin;Şubelerin genel kurullarının üzerinde tutulan Yüksek disiplin kurulu kararı genel merkez yönetimince uygulamaya konulmuştur.

Şimdi sizlere soruyorum;Üye sayısını artırmak ana gaye iken tüzüğün 52/b maddesine istinaden tamamen gönüllülük esasına dayanan üyeliğe son verilmesi ve geçici ihraç işlemi yapılması hangi demokratik sosyal faaliyet alanında görülmüştür.

"Dernek aleyhine faaliyette bulunmak" ayrı şey, şube başkanının faaliyetlerine muhalif olmak ayrı şeylerdir.Kavgaların ana sebebi budur.Birde beklentiler çok olup basiretsiz yöneticiler tarafından bu toplumun beklentilerine çare bulamayanların kışkırtıcı davranışları hayali isimlerle devam edince kavga ortamı oluşuyor.

Bunlardan kurtulmanın tek yolu şubelerin genel kurullarında demokratik seçim yapılarak genç-girişimci yönetici seçmekle mümkündür.Statükocu ve yaşlı beyinlerin istirahatı sağlanmalıdır.

Nere atasözü olduğunu bilmiyorum ama güzel bir atasözüdür:

" BİRİSİNİN YALANINI TESBİT EDERSENİZ,DÜZELECEĞİNİ BEKLEMEYİN"

Bu güne kadar yalan dolanla götürenlerin maskeleri düşsün ki bu toplum "ASTSUBAY DEVRİMİ" yalanlarına bir daha düşmesin.
Saygı ve sevgilerimle.
6 Pazartesi, 15 Şubat 2010 16:26
Havacı
Sayın Özden komutanım sıkıntımı anlamış olmalısınız gerçi benim adımla düşüncenizi yansıtmışsınız lakin ben bunun genel değerlendirme olduğundan eminim arkadaşlarla görüştümüzde ayni konulardan muzdarip oluyoruz nedir bu kavgalar kavga eden barışsa bile arada kırgınlık olur tadı olmaz kimsenin kişisel kavgası bizi enterese etmemesi lazım sonra bakıyoruz kendi hakaret eden yazdını unutup sütten çıkmış kaşık oluyor bunların sonlandırılmasını istemek hakkımız değilmi yapılanlara teşekkür eder hürmetlerimi arzederim.
5 Pazartesi, 15 Şubat 2010 10:26
dogan karaöz
Kişiler arasındaki ilişkilerde bazı kusurları yüze vurmak tarafları incitebilir. Bu sebeple aralarında sıkı dostluklar bulunmayan insanlar hem karsısındakini kırmak ve utandırmamak, hem de kendisini eleştirdiğini gösterip de düşmanlığını kazanmamak için onun kusurlarını görmezden gelirler. Oysa gerçek dostlar, karşısındakinin iyiliğini istediklerinden her türlü eleştiriyi yaparlar. Ta ki dostu kusurlarını düzeltsin ve başkalarına karşı eksikli olmasın. Ama gerçekleri söylemek kişilere ağır geldiği için bir dostun eleştiriler sözleri acı kabul edilir. Unutulmamalıdır ki yapıcı acı söz, boş iyi sözden üstündür.

Ahmet ağabey, sizi ancak yazılarınızdan tanıyorum. Bunu özellikle belirtmek istedim ki yanlış anlaşılmasın. Astsubayların gerçek dostu olduğunuzu zaman ortaya çıkarttı. Siteleri şöyle bir göz atınca sizden özür dilemesi gerekenler olduğunu farkettim. Saygılarımla.
4 Pazartesi, 15 Şubat 2010 07:01
Ahmet ÖZDEN
Bizi hayal kırıklığına uğratmayın diyor "Havacı" kardeşim.Ben gerçekleri yazayım da sizin hayalleriniz varsın bozulsun ancak aydınlığa o şekilde ulaşabiliriz.Bir Allahın kulu "YALAN" derse ben hesabımı vermeye hazırım.

Bir yazımda bu günkü ortamı hazırlayanlar şube başkanları ve onların hazırladıkları delegelerindir demiştim.

Onun için şimdi iş sade üyelere düşmektedir.Her derneğe gidişinde dernek yönetimini sıkıştırarak haklarımızla ilgili çalışmalardan bilgi istemeleridir.Eğer bunu yapmıyorsalar o üyeler haksızlıklara razı demektir.

Lokal ve içkili yerler omaktan çıkarılamayan dernekler tepedeki yönetime ram olmak zorundaır.

Meslekteyken alıştırıldık.İtirazsız kaderine razı olmak.Yok böyle bir şey.O çalışıyorken yasaların el kol bağlamasıyla mümkündü.Bu gün "VATANDAŞ" olmanın haklarını taşıyorsun.O hakları olumlu yönde kullanma hakkın var.Bak TEKEL İŞÇİLERİNE.Bu kışta kıyamette inanarak haklarını savunuyor.

Bu günkü TEMAD yönetimi haklarına inanmamış ki bilmediği haklarını savunsun.
3 Çarşamba, 10 Şubat 2010 13:38
Havacı
Ben görevdeyim birçok ağabeyim beni tanır yazışırız ama biz sürekli hayal kırıklığı yaşamaktayız somut bir mücadele hareketi göremiyoruz fikrimizi yazıyoruz siliniyor temad şubeleri mahalle kahvesi gibi bu siteden ayrılanlar yeni site kurmuş iyi güzelde bölün,bölün nasil mücadele edebilirsiniz edemiyecekseniz kimse mevcut yönetimden şikayetçi olmasın nedeni kendinizle çatışırsanız birlik olmazsanız değiştiremezsiniz biz sizden kötü miras değil birlik içinde bir yönetim devralmayı arzu etmekteyiz neolur birlik olun bu zümrenin günahını almayın Saygılarımı arzederim.
2 Salı, 09 Şubat 2010 21:13
murataktuna
Bölenlerden bahsedilmiş,seçim sürecinde aday olan liste şimdi paramparça bölünmüş,geçenlerde Ankara'dan bir arkadaşımla görüştüm,o sıralar listede aday olanların şimdi kendi içlerinde 3 ayrı parçaya bölündüklerini,ortada sadece ayakta kalan Ankara -Platformu olduğunu söyledi,onlarında özellikle Tüzük kurultayı için çabaladıklarını ,ama bölünen gruptan fazla destek alamadıklarını ,ancak sabırla yola devam ettiklerini bildirdi,sanırım şimdide olağanüstü tüzük kurultayı için imza toplamaya başlıyacaklarmış,bakalım sizin de bahsettiğiniz o Şb.lerden destek gelecekmi,ne kadar imza lazım bilmiyorum ama 50-100 arası imza bulurlarsa bu bile başarı olabilir.
1 Pazartesi, 08 Şubat 2010 20:04
şerafettin turgay
Sen boşa kürek çekiyorsun sayın kardeşim Şerafettin TURGAY anlatamazsın. Anlamazlar. Onlar da anlamaz, seçilmiş İl Başkanları da anlamaz. Bu gün seçim olsa yine onlara oy verirler.

Çünkü onlarda ASTSUBAY DEVRİMİ çokkkk.
Astsubay Rakısı da çokkkk.
Çok olan başkaları da çokkk.
Parçalayıp bölenleri de çokkkk….
İnadı uğruna birlikte hareket etmek istemeyenleri de çokkk.
Siyasi gözlükle bakanların da onlara hizmette sınırları yokkkkk.


Saygıdeğer Büyüğüm ; acı gerçekleri içeren yukarıdaki tespitleriniz yüreğimde burukluk yaratmadı dersem yalan olur.
Hayır yanılıyorsunuz , bahsettikleriniz camiamızda olamaz. Böyle kişi ve kişilikler aramızda barınamaz demek isterdim size .
Yine size ; “öz “ ne ise söz ‘de odur . Mevcut yönetimi beğenmiyoruz diyenler oyunu yine mevcut yönetime vermezler , perde önünde tenkit edenler perde arkasında saygılarını sunmazlar , camia mücadelesi diyenler Gen.Mrk.den yapılacak iki kuruş yardım için seslerini kesip susmazlar demek isterdim.
Diyemedim…

Tesellim ; reklamcıların , çıkarcıların , bölücülerin maskelerinin düşmüş, gerçek yüzlerinin görülmüş olması ve mevcut yönetimin de şifrelerinin çözülmüş bulunmasıdır.

Bu nedenle hala içimde bir umut , sayıları az da olsa ağabeylerimizden ve genç emeklilerimizden bir ümit var.

En önemlisi ruhumda hala , hep birlikte başaracağımıza olan sarsılmaz inanç ve kırılmaz bir inat var.

Sonsuz saygılarımla.

Şerafettin Turgay
Bornova
Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!