Giriş



ZİYARETÇİ RAPORU

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1109
mod_vvisit_counterDün1197
mod_vvisit_counterBu hafta3830
mod_vvisit_counterBu ay21567
JoomlaWatch Stats 1.2.8b by Matej Koval

Ülkeler

97.1%TURKEY TURKEY
1.2%UNITED STATES UNITED STATES
0.5%GERMANY GERMANY
0.1%JAPAN JAPAN
0.1%UNITED KINGDOM UNITED KINGDOM



atatürk bu ülkeyi türk gençliği'ne emanet etti ise oyak bu görevini PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Osman KARAÇOBAN
OSMAN KARAÇOBAN tarafından yazıldı   
Salı, 16 Mart 2010 11:14

ATATÜRK BU ÜLKEYİ TÜRK GENÇLİĞİ’NE EMANET ETTİ İSE            OYAK BU GÖREVİNİ YERİNE GETİRMELİ

 

 

Güleryüzlü meslektaşlarım; OYAK hakkındaki incelerimi iki bölümde sizlere sunmak istiyorum;Birinci bölümde 01 Mart 1961 tarihinde yürürlüğe giren 205 sayılı OYAK yasasının yönetim yapısı, İkinci bölümde 2009 yılında yapılan 49 ncu OYAK genel kurulunda görüşülen 33ncü maddenin (k) ve (m) bendleri hakkındaki kişisel görüşlerimi aktarmak istiyorum.

205 sayılı OYAK yasası 1960 askeri ihtilalinden sonra silahlı kuvvetlerin gücü kullanılarak oluşturulan bu özel kanunda ;

BİRİNCİ BÖLÜM

KURUMUN ORGANLARI

Madde 2 - Kurumun organları şunlardır:

a) Temsilciler Kurulu,
b) Genel Kurul,
c) Yönetim Kurulu,
d) Denetleme Kurulu,
e) Genel Müdürlük olarak ifade edilmiştir.

TEMSİLCİLER KURULU

Madde 3 - Temsilciler Kurulu, Milli Savunma Bakanlığı'nca kuvvet ve müesseselerdeki daimi üye adedi dikkate alınarak birlik ve müesseselerde vazifeli ve bu Kanunun 17 inci maddesinde yazılı daimi üyeler arasından, mensup oldukları birlik ve müesseselerin kumandan veya amirlerince tespit olunacak mümessillerden terekküp eder.

Temsilciler Kurulunun mürettep üye adedi, 50'den az 100'den fazla olamaz.
tanımlaması yapılmıştır.

Özel OYAK yasasında kurulduğundan bugüne kadar geçen sürede temsilciler kurulunun yalnızca görevdeki personelden 50 ile 100 kişilik gruptan oluşacağı bildirilmiştir. 1996 yılında yapılan değişiklikle kurumun üyeleri tanımlamasına sözleşmeli Subay, Astsubay, Uzman erbaş ve Sivil memur isimleri ile birlikte Emekli maaşı sistemine giren üyeler eklendiği halde, temsilciler kurulunun yapısı halen görevde olan personelle sınırlandırılmıştır. 227 bini aşkın üyesi olduğu bildirilen kurumda temsilciler kurulu; görevdeki personel sınıflandırmaları ile emeklilik sisteminde bulunan personel sınıflandırmalarının oranı ölçüsünde temsil edilmelidir. Bu özellik sağlandığı ölçüde kurumun temsil gücü ve şeffaflığı artacaktır.205 sayılı özel kanun ile ilgili olarak zaman içerisinde değişiklikler yapılmış,yalnızca 205 sayılı özel kanunun Madde: 3 te atıf yapılan 17 nci madde aşağıdaki şekilde değişiklik yapılarak emekli maaşı sistemi oluşturulduktan sonra emeklilik sistemi tanımlanmıştır.


KURUMUN ÜYELERİ

Madde 17 - Kurumun üyeleri (daimi ve geçici) aşağıda gösterilmiştir.

a)Türk silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli bilumum muvazzaf subay, sözleşmeli subay, askeri memur, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman jandarmalar ile emekli maaşı sistemine giren üyeler ve ölümleri halinde sisteme devam etmek isteyen eşleri Kurumun daimi üyeleridir.
([1])


b)Uzman erbaşlar ile
([2])
Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Kumandanlığı teşkilatında, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve bu Kurumun sermayesinin %50'sinden fazlasına sahip olacağı veya iştirak edeceği şirketlerde çalışan bilumum maaşlı ve ücretli memur ve müstahdemlerden arzu edenler Kuruma daimi üye olabilirler.

c) Muvazzaflık hizmetini yapmakta olan yedek subaylar Kurumun geçici üyeleridir.

Geçici üyelikten daimi üyeliğe geçenler, Kurumca belirlenecek usuller dahilinde hesaplanacak aidat farkını nemaları ile birlikte ödemek şartıyla, geçici üyelikte geçen süreleri ile daimi üyelik sürelerinin birleştirilmesini isteyebilirler.
([3])

Yönetim kurulunun seçimi günümüz koşullarında demokratik olduğunu ileri sürmek mümkün değildir, bu durum iktisat bilimine aykırı bir özellik taşımaktadır, şu şekilde tanımlayabiliriz; Genelkurmay başkanı, Milli savunma bakanının kendi görev alanı ile ilgili sorumlulukları yeterli değilmiş gibi birde bu isimlere generaller eklenerek ; hem maliyeden , hazineden,sanayiden ek olarak ihracattan sorumlu bakan konumundadır,bu durum böyle olunca da verimliliğin ve şeffaflığın sağlanabilmesi mümkün değildir.Bu sorumluluklar yüklenen kişilerin günümüzde kendi asli görevlerine yeterince zaman ayıramadıklarını görüyoruz,birde bunların üzerine askeri vakıflardaki görevleri eklenince savaş sanatına ne kadar zaman ayırabileceklerini siz düşünün, halen yürürlükte bulunan 8nci madde de değişiklik yapılarak kamu hizmetindeki kişilerden bu yükümlülükler alınarak 1996 yılında yapılan değişiklik ile oluşturulan emeklilik sistemindeki üyelerden bu konularda eğitim görmüş üyeler ile TSK personeli dışındaki sivil hissedarlara oranları ölçüsünde süratle bırakılması gerekir, halen yürürlükteki konumu ile devlet memuru konumundaki kişiler kendi isimleri üzerine ticaret yapmaları yada şirketlerin yönetim kurullarında bulunmaları yasalara göre mümkün değilse, bu konumları yasaya aykırı şekilde ticaretle uğraşır görünümdedir,değiştirilmesi gereken yürürlükteki 8nci madde halen aşağıdaki gibidir.

Madde 8 - Yönetim Kuruluna seçilecek Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli üç üyeden ikisi Milli Savunma Bakanı tarafından gösterilecek 4 aday arasından biri de Genelkurmay Başkanı tarafından gösterilecek iki adaydan Genel Kurulca seçilir. Seçimler gizli oyla yapılır.

Diğer 4 üye, maliye, hukuk ve bankacılık ve sigorta sahalarında ihtisas, tecrübe sahibi ve yüksek tahsilli olmak şartıyla Milli Savunma, Maliye Bakanları ve Sayıştay, Umumi Murakabe Heyeti, Ticaret Odaları Ticaret Borsaları Birliği ve Türk Bankalar Birliği İdare Heyetleri Başkanlarından müteşekkil ve bu maksatla hususi olarak teşekkül edecek bir seçim komitesi tarafından seçilir. Yönetim Kurulu Başkanını da bu Komite seçer.

Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin vazife müddetleri üç adi Genel Kurul toplantı devresidir.

Müddeti bitenler yeniden aday gösterilebilir ve seçilebilir. Müddeti biten üyeler, yenileri vazifeye başlayıncaya kadar vazifelerine devam ederler.

Genel Kurul, Yönetim Kurulunu denetler ve gerekirse vazifelerine nihayet verebilir. Ancak, bu yolda bir karar alınabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin vazifelerine nihayet verilmesi hususu müzakeresinin Genel Kurul üyeleri dörtte biri tarafından yazılı olarak gündeme alınması teklifinin toplantıdan en az üç gün önce yapılması lazımdır.

Yönetim Kurulunun Umumi Heyetçe seçilen üyeliklerinde vaki olacak münhallere, ilk toplanacak Genel Kurula kadar vazife görmek üzere, bunları namzet gösteren makamlarca muvakkaten yenileri tayin olunur ve Genel Kurulda, bu maddenin birinci fıkrası hükmü dairesinde seçim yapılır. Muvakkaten tayin olunan üyenin namzetler arasında gösterilmesi caizdir.

Seçim Komitesince seçilen üyeliklerindeki münhallere, inhilali takip eden ay zarfında bu Komitece yenileri intihap olunur.

İKİNCİ BÖLÜM

Üzerinde görüş bildirmek istediğim bir diğer konu; 49ncu OYAK genel kurulu tutanaklarında üyelerin çocuklarına verilecek burs,öğrenim kredisi konusunu dergi üzerinden incelediğimde; dergiye yazılan Gündem maddesini aynı şekilde aktarıyorum; 2008 yılı 48 nci olağan genel kurulda verilen 3 nolu karar gereğince 205 sayılı kanunun 33. maddesini (k) bendinde belirtilen daimi üyelerin tahsil çağındaki çocuklarına burs veya mümkünse eğitim ve öğrenim kredisi verilmesi konusunda hazırlanan inceleme raporu görüşülerek karara bağlanacaktır.Gündemin maddesi bu ancak önerge var önergeyi okutuyorum.

49ncu genel kurul divan başkanlığı’na

ÖNERGE: Gündemin 8nci maddesinde yer alan 205 sayılı kanunun 33ncü maddesinin (k) bendinde belirtilen daimi üyelerin tahsil çağındaki çocuklarına burs ve/veya mümkünse eğitim öğretim kredisi verilmesi hususunda hazırlanan inceleme raporu toplantı öncesi tüm genel kurul üyelerine gönderilmiş olup, eleştirilere yeterli zaman ayırabilmesini temin amacıyla anılan raporun okunmamasını arz ve teklif ederiz.

Konu ile ilgili söz isteyen Piyade Albay Mazlum ÇELİK Beyefendinin konuşmasından bazı bölümleri aktarıyorum, 205 sayılı kanunun 33ncü maddesinin aşağıdaki bentlerinde; yer alan hizmetler gerek üyelerden gerekse genel kurullardan gelen talepler çerçevesinde müteaddit defalar mali hukuki aktüeryal denge açısından incelenmiş,inceleme sonuçları genel kurullarda değerlendirilmiştir.Ancak bireysel eşitlik kaynakların adil dağılımı prensipleri ve kurumun aktüaryel dengeleri üzerinde olumsuz etkileri nedeniyle bu maddelerdeki hizmetlere yönelik kararlar alınamamıştır.

Sözü edilen maddeler aşağıdadır,

( k) Lüzum hasıl olursa, özel okullar açmaya ve daimi üyelerinin tahsil çağındaki çocuklarının da tahsillerinin temini için yurt içi, yurt dışı tahsil ve staj bursları vermeye,
m)
Daimi üyelere borç vermek maksadıyla ikraz fonu tahsis etmeye yetkilidir.


205 sayılı kanunun 33.maddesinde kurumun yapabileceği işler arasında bağış yapmak veya vakıf kurmak yer almamaktadır.

OYAK tarafından tahsil çağındaki çocuklara burs verilmesinin yasal dayanağı 205 sayılı kanunun 33.madde (k) bendidir. Her ne kadar kanunda yer alsa da karşılıksız para anlamına gelen burs verilmesinin;

Kurumun maksat ve gayesinin tahakkuk ettirilmesi ve mevcutlarının işletilmesi ve nemalandırılması maksatlarına uygun olmaması

Bireysel eşitlik kaynakların adil dağılımı ve kurumun temel prensiplerine aykırı olması ve kurumun aktüaryel dengesini olumsuz etkilemesi nedeniyle uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.

Üyelerinin %57 sinin faydalanmaması nedeniyle bireysel eşitlik prensiplerine aykırı olması

Bireysel eşitlik kaynakların adil dağılımı kurumun temel prensiplerine aykırı olması ve kurumun aktüaryel dengesini olumsuz etkilemesi nedenleriyle OYAK üyelerinin tahsil çağındaki çocuklarına burs ve eğitim öğretim kredisi verilmesinin uygun olmadığını arz ve teklif ederiz,

Yukarıdaki sözler konuşmacı Piyade Albay Mazlum Çelik beyefendinin konuşmasının bazı bölümleridir. Bu önerge ile ilgili araştırma yapılır iken; özel okul açılması eğitim öğrenim kredisi uzun cümlelerle açıklanmıştır. Ülkemizde şuanda yeterli derecede özel okul mevcuttur, son yıllardaki aşırı rekabet nedeni ile bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerin aldıkları ücretler geçmiş yıllara göre gerilemiş durumdadır. Diğer inceledikleri eğitim öğrenim kredisi ise en çok yüksek öğrenim çağında gerekli olmaktadır,bu öğrenim çağına ulaşmış durumdaki grup gelmiş çoğunlukla emekli personelin çocuklarıdır, bu kaynağa en çok ihtiyaç duyan sınıf emekli maaşı en düşük seviyede bulunan Uzman çavuş ve Emekli Astsubay ünvanlı kişiler olmasına rağmen bu kişilerinde bu krediyi ödeme olanağı aldıkları ücretin düşük olması nedeni ile bulunmamaktadır.Böyle bir kredi kurum tarafından kullandırılmış olsaydı büyük bir olasılıkla talebi çok düşük seviyede kalacaktı,

Konuşmacının yeterli hazırlığı yapmadığı yada kendisine verilen metini okuduğu hissi kurduğu cümlelerden anlaşılmaktadır. Bağış yapmak ve vakıf kurmak ile ilgili temel hükümler genel kanunlarda belirtilmiştir, özel kanunlar yalnızca belirli sınırlar içerisindeki kişileri kapsadığından asıl olan genel kanunlar dururken özel kanun üzerinden yazılı olmayan hükümler hakkında yorum yapılmaz, yorum yapma diğer bir ismi ile içtihat özelliği yasa ile Danıştay a tanınmıştır. Bağışlarla ilgili gelir vergisi kanununda hangi kurum ve kuruluşlara yapılacak yardım ve bağışların gelir vergisinden düşüleceğinin oranı % 100 ile %5 aralığında belirlenmiştir, konuyu inceleyeceğim kamu yararına çalışan derneklere yapılacak bağış ve yardım miktarı ile ilgili kanun maddesi aşağıdaki gibidir.

193 sayılı G.V.K.’nun 89/4. Md. uyarınca, kamu yararına çalışan derneklere yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar vergi matrahından indirilebilir.

Konuşmacı genel kurulu bilgi eksikliğinden dolayı yanlış yada yeterli bilgi sahibi olmadan yönlendirmiştir.205 sayılı özel kanuna göre holding kurulacağı ile ilgili herhangi bir madde bulunmamasına rağmen kurum ERDEMİR firmasını satın alabilmek için ATAER holdingi kurmuştur. Kanunlar genel esasları tüzük ve yönetmelikler uygulamaları belirledikleri halde kurum yeterli bilgiye sahip olmayan kişinin yüz binlerce insanı ilgilendiren konuda hatalı yönlendirilme yapmasına vesile olmuştur. Dergide ki slaytta sanırım Genelkurmay başkanlığından aldığı bilgi ile yalnızca çalışanlar üzerinden çalışma yapmış yüksek öğrenim gören çocukların tamamına yakın bölümünün emekli kurum hissedarları ile kurumla ilişiğini kesen hissedarların personelin çocuklarından oluştuğunu göz ardı etmiş bu konu ile ilgili çalışma yapma ihtiyacı bile hissetmemiş bu konuda kurumda yeterli araştırma bilgileri olmadığını belirtmiştir, sunum yapılan yansının nasıl hazırlandığını merak etmemek mümkün değil,

Kurumun amaçlarının belirtildiği 33.maddenin k) bendinde tahsil çağındaki yurt içi ve yurtdışında öğrenim gören çocuklara burs verilmesi özel kanunda belirlenmiş olmasına rağmen uygun olmadığını nitelendirmek kurum tarafından 205 sayılı kanunun yok sayıldığını yani mutlan olduğu anlamını taşır, o zaman genel kurulun özel kanun hükümlerine göre toplanıp kanuna uymayan işlem yapması özel kanunun geçersiz hale getirilmesi işlemini oluşturur, halbuki OYAK kendisini olumsuz eleştiren her kişi yada kurum hakkında mahkemede dava açma gibi eskide kalmış bir yöntemi hala uygulamaya çalışma alışkanlığına devam ediyor , böyle bir açıklama karşısında sanırım kurumun hukuki danışmanlarına gereksinim duyulmadı,bu kanunun ilgili maddesi sizi rahatsız ediyor ise bunun çözüm yeri OYAK genel kurulu yerine daha öncede değişikliklerin zaman içerisinde kanun değişikliğinin yapılacağı TBMM dir.

Bu durum hakkında öncelikle ; kurumun hissedarlarının çocuklarının miktarı tespit edilerek okul öncesi , ilköğretim,lise,ön lisans ve lisans durumunda bulunanların miktarının tespit edilerek, kurumun olanaklarına göre öncelikle lisans seviyesinden başlanarak burs verilecek öğrenci miktarı ile gelir durumlarına göre en düşük emekli maaşı alan 1000 Türk lirasından başlayarak en yüksek maaşa kadar her 500 Türk lirası aralığında değişen miktarlar tespit edilebilir,dengeyi sağlama açısından Sosyal güvenlik kurumundan maaş alanlar arasında gelir durumu ile ters orantılı maliyet hesaplaması yapılabilir,kaldı ki dergiden incelediğim kadarı ile hiçbir rakam telafuz edilmemiştir. Hesaplaması yapılmamış bir incelemenin kurumun mali yapısını nasıl olumsuz etkilediği anlatılmamıştır.

Beceremediğiniz bu maliyet analizinin dışında kuruma bir önerim var, OYAK dergisindeki bilanço da yazdıkları doğru ise kurum 2008 yılında tarh ederek ödediği vergi tutarı 1 milyar 387 milyon 900 bin Türk lirasıdır. Yukarıda sözünü ettiğim 193 sayılı Gelir vergisi kanunun 89/4 maddesi uyarınca ikinci derecede kalkınmada öncelikli yörede şubesi bulunan kamu yararına çalışan TEMAD ve TESUD a kurumun hissedar profili dağılımı ölçüsünde %10 karşılık gelen 100 Milyon 38 bin Türk lirası bağış yapabilir, dernekler tarafından da öğrencilere burs dağıtılabilir, kurumda bu çalışmayı kontrol edebilir, böylece kurumun kasasından bir kuruş çıkmadan kurul ve komisyonlarda kafa yorarak hesaplayamadıkları maliyet ise kurumun mali yapısını etkilememiş olurdu, bu yöntem her zaman geçerlidir yeter ki kurum böyle bir ihtiyaca katkıda bulunmak için istek göstersin mali ve hukuki mevzuatında uygun olduğu görüşündeyim. Sonuçta bu bir ekonomik çalışma olduğuna göre mutlaka eşitlik sağlanacaktır.

Konuşmacının söylediği diğer ilginç bir cümlede burs ve eğitim kredisi sağlayan kurumların diğer bir kaynaktan burs almamayı ön şart olarak ileri sürdüğünü belirtmesini anlayabilmiş değilim; ama yüksek öğrenim gören bir öğrencinin nasıl kredi ve burs aldığını birde benden dinleyin; şuan eğitim ve öğrenim kredisi Başbakanlık tarafından belirlenen ölçülere göre istekli hak sahiplerine öğrenim yaşamlarından sonra geri ödenmek koşulu ile verilmektedir. Burs ise yüksek öğrenim çağındaki gençler geri ödemesi olmadığı için en çok umut bağladıkları gelir kaynağıdır. Bu ihtiyacı en iyi bilen malum cemaat ve dernek yüksek öğrenim sınavında bir bölüme yerleşmeyi hak kazanan gençleri kayıt tarihlerinde kayıt olunan yerlerde beklemekte her kayıt için gelen öğrencinin kendisine ve ailesine burs verecek kişi ve firmaların isimleri ile kalınabilecek yurtların adresleri verilerek öğrenciler buralara götürülerek gezdirilmekte TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ EĞİTİM VAKFI nın yurtlarındaki imkanlar kadar olmasa bile daha düşük ücretle yada eşit ücretle yer temin edilmektedir, dernek ise ismini vermek istemediğim bir partiden referans getirmeden burs vermemekte diğer cemaat gibi kendi düşüncesinde olanlara evler kiralamak suretiyle yardımcı olmaktadır, TEMAD mesaj panosunda ikinci dereceden emekli maaşı alan bir emekli Astsubay üniversitede okuyan çocuğunun TSEV ait yurtta kaldığı halde 390 Tl aylık ücreti birkaç aydır ödeyemediğini kendisini öğrenci amirinin aradığını çaresiz olduğunu belirten yazıları okuma zahmetine katlanmazlar, konuşmacı konumundaki aylık yaklaşık 4000 Tl maaş alan Albayın 1000 Tl emekli maaşı alan Astsubayı anlaması imkansızdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin personelinin çocuklarının cemaat ve örgütler tarafından paylaşılmasının sorumluluğunu OYAK hiçbir zaman üzerinden atamaz, kurulduğundan bugüne kadar Astsubayları genel kurularında yalnızca oy sayan yada eline tutuşturulan önergeleri rol gereği okumanın dışında bir konumun dışında görmek istemeyen OYAK nun bizlere olan saplantılı bakışları bu ülkenin gençleri geleceğimiz olan çocuklarımızın ard niyetli kişi ve kurumların elinde yok edilmesinin sorumluluğunu her zaman taşıyacaktır.

Kuruluşundan bugüne kadar OYAK nun sahip olduğu çeşitli şirketler zarar ederek kapanmıştır, meslekte çalışır iken ses çıkartmamız mümkün olmadı, ama şimdi konu gençlerimiz olunca bambaşka artık yeter , derginin kapağına bir ev bir araba diye yazıyorsunuz teşekkür ederiz, 2009 krizinde birçok firma işçi ücretlerini düşürerek birde üstüne devletten 6 ay süreli kısa çalışma ödeneği alarak yada ücretlerde hiç artış yapmayarak bilançolarında kar patlaması yaşıyorlar,kurum ise bir bakıyorsunuz % 54 veriyor bir bakıyorsunuz% 14 vereceğini söylüyor,mirasyedi gibi şirket sattığınız zaman kar patlaması, satamadığı zaman borsa gibi düşüşe geçiyor,peki bu kurum duyumlar lamı yönetiliyor?Siz değimli siniz genel kurullarda yıllık enflasyonun üzerine artı yirmi puan ekleyerek dağıtılacak kar payını sağlayacağız diye yazan biz mi yanlış okuduk, OYAK genel kuruluna katılmak istiyorum diye müracaatta bulunduğum zaman yer olursa katılabilirsiniz,katılsanız da öneride bulunamazsınız,görüş bildiremezsiniz diye yazan o zaman siz genel kurulda önceden yazılmış bir oyunu tiyatro oyunundaki oyuncular gibi rollerin yerine getirip stüdyo yönetmenlerinin işaretiyle seyirciyi alkışlattırdığı gibi birde dergiye parentez içerisinde alkışlar diye yazıyorsunuz,şimdiye kadar hiç böyle bir dergi okumadım,sanki bir senarist bu dergiyi yazmış gibi , ümidim 2010 yılında 2009 yılı hesaplarının görüşüleceği ile 50nci OYAK Genel kurulunu Nisan ayı içerisinde yapılacağı bildirildi, bu genel kurulda ülkemizin geleceği için büyük öneme sahip düşük gelir grubuna sahip hissedarların; yalnızca yüksek öğrenim çağındaki gençlerine burs olanağının incelenerek karara bağlanmasıdır, ATATÜRK bu ülkeyi gençliğe emanet ederek EY TÜRK GENÇLİĞİ DİYE başlayan ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ ni okullarda her sınıfa ,kışlalarda her yemekhanelerdeki ATATÜRK köşelerine süs olsun diye asılmadı, ümidim bu gençliğe hitabı beyni yaşlanmış yazılanları algılama yeteneğini kaybetmediğini ümit ettiğim;OYAK yönetim kurulunun okumasıdır, KOÇ topluluğu dahi televizyon kanallarına verdiği reklamda MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ diye konuya önem verip burs verdiği halde, siz hala şirketlerinizde general ve albaylara nasıl yer açarız diye çalışma yapıyor iseniz bırakın artık dünyada hiçbir ülke yaşı ilerlemiş insanlara yatırım yapmıyor,bütün sistemleri genç nüfusunu yetiştirmek ve eğitmek üzere tüm güçlerini harcar iken; Benim kurumum nerede Ey! OYAK uyandın ise kapıyı tıklat,sonuç olarak 205 sayılı özel kanunda yazılı olan sorumluluğu yerine getirmesini diliyorum,Saygılarımla

Osman KARAÇOBAN

Em.Tnk.Kd.Bçvş.

GSM:0532 6760874

E-MAİL: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



[1] 26.6.1996 gün ve 4148 s.K. ile değişik.

[2] “Uzman erbaşlar ile” ibaresi, 16.9.1991 gün ve 460 sayılı KHK ile eklenmiştir.

[3] 26.6.1996 gün ve 4148 s.K. ile eklenmiştir.

 

Lütfen yorum için kayıt olun

Yorumlar (1)
1 Çarşamba, 17 Mart 2010 15:25
caho
osman kardeşim çok teşekkürler,senin bu yazdıklarını takip edecek dernek olması gerekiyor, ne kadar sahipsiz kaldık örgütlü olalım derken, örgütsüz kaldık yazdıklarınız çok önemli şeyler inşaallah ders alırız...
Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!