|
Dostlar, sizlerle buluşmak ve görüşmek için uzun zamandır istekli olduğum halde vuslat bu günmüş.
Esasında sevgili kardeşim Kenan'ı kırmazdım, ama geçen zaman zarfında çocukluk yapıp mazeret ürettim dersem, size yalan söylememiş olurum.
Allah sağlık verdiği ve sitemiz izin verdiği müddetçe, yazılarımızla mümkün mertebe onbeş günü geçirmemek şartıyla sizlerle buluşacağız, bizimkisi sizlerle dertleşmek olacak, paylaşmak olacak, çünkü ben 1976 yılında girdiğim çankırı asb hzl.okl'daki dertlerimi, meslek yaşamım boyunca yaşadığım sıkıntıları, hep meslektaşlarımla paylaştım, islahiye'de ağladığımda, yanımda şükrü vardı, şahin ağabey vardı, devre arkadaşım erol vardı, annem ve babamla paylaşamadığım sırlarımı, onlarla paylaştım, onların omuzuna başımı dayadım, onlarda benim dertlerimle hemhal oldular.
Daha 14 yaşında çocuktuk ünüformayı giydiğimizde, saf, temiz ve bozkır çiçekleri gibi belirsizdik, hazırlama'da aldığımız dostlukların tadı, bizim his dünyamızda ayrı bir zenginlik oluşturdu, bu hisler hala körelmemişki, şimdilerde facebook sayfalarında birbirimizi gördüğümüzde, aradan 30 yıl geçmesine rağmen gözlerimiz yaşarıyor ve içten bir şekilde ağabey bir emrin olursa bekleriz diyoruz.
Dostlarım başka meslek grubunda bu sıcaklığı ve temizliği yaşayamazsınız, o zaman aramızdaki bu ayrılık gayrılık nedir, nedir bu kırgınlıklar, paylaşılamayan nedir, koltuklarmı? hazinelermi? Keşke olsada paylaşsak, bölünerek büyüyen çoğalan ne vardır ki biz küçülmenin tarafındayız.
Ha.. evet, bölünerek çoğalan canlı var, deniz anaları ve tek hücreliler, ama biz tek hücreli canlı değiliz, biz akıllı, düşünen gülen, ağlayan insanoğluyuz, o zaman bu satırlardan, aynı zamanda bunlarıda haykıracağız, dilimiz döndüğünce söyliyeceğiz, ama bir şartla kırmayacağız, küstürmeyeceğiz, amacımız kucaklamak olacak.
Sayfa editörümüzle görüşmemizde, her konuda yazı yazmamızın uygun olduğu görüşünde birleştik, inşaallah duyduğumuz, bildiğimiz, herşeyi sizlerle paylaşmaya gayret sarf edeceğiz o sebeple köşemizin adını "BAKTIKÇA" koyduk, çünkü hepimizin baktıkça göreceği çok şey vardır. Bakmadan hiç birşeyi göremeyeceğimiz için herkesi tüm olaylara tekrar tekrar bakmayı, düşünüp tekrar bakmayı tavsiye ediyorum.
Bu manada herkesin yeni yılını kutluyor, yeni yılın dünyamıza, ülkemize, milletimize ve camiamıza hayırlar getirmesini diliyor, sağlık, mutluluk ve afiyetler diliyorum.
Unutmayalım,
"EN UZUN YOLCULUKLAR ,KISA BİR ADIMLA BAŞLAR"
|
Vira bismillah diyerek yelkenleri açtınız. Sizi aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz.
Toplumumuzun geleceği için bir nebze katkı sağlayan ve emeği geçen her meslektaşımıza saygı duyulacak ve her zaman saygıyla anılacaktır.
Köşeniz hayırlı olsun.
HOŞGELDİNİZ
Sizi Kırklareli TEMAD İl Başkanlığı yaptığınız dönemden itibaren tanıdığım kadarıyla ufku geniş,mücadeleyi seven,güzel projeleri olan,kendisini her yönden geliştirmiş ve yetiştirmiş bir meslektaşımız olarak tanımaktan onur duydum.
Birikimlerinizi bundan sonra yazıya dökerek Astsubay camiasının birlik ve beraberliğine olumlu katkılar sağlayacağınıza yürekten inanıyorum.
Yalnız unutmamanız gereken bir konuyu hatırlatmak isterim.Camiamız mensupları eleştiriyi çok severler.Olumlu ve seviyeli eleştirilerin herzaman olumlu yönde katkılar sağlayacağına inananlardanım.
Yazılarınıza gelecek olan eleştrilere şimdiden açık ve hazırlıklı olmanız dileğiyle başarılar diler saygılar sunarım.
Hayırlı, uğurlu olsun dileklerimle, esenlikte olmanızı temenni ediyorum.
Selamlarımla / M.S / Aralık'09
Türkiyenin gündeminin, TEMAD ve camiamızın toz duman olduğu bir ortamda yazı yazmaya cesaret ettiğiniz için sizi canı gönülden kutlarım. Herşeyin gönlünce olmasını temenni ederim. AHMET ÖZTAŞ www.astsubay77.com
Türk siyasi tarihinde ve TEMAD ve biz emekli astsubaylar arasında ortalığın toz duman olduğu sadece internet okuyucularının farkında olduğu bir ortamda yazı yazmaya cesaretinizden dolayı sizi canı gönülden kutlar. Tüm güzelliklerin gönlünüzce olmasını temenni ederim. Bizim terkettimiz yatakeneler, sınıflar, yemekhaneler ve hatta Zekimüren köşkünü bizlerden sonra teneffüz etmiş belkide bizim terkettiğimiz yatakta yatmış, ömür boyu unutamadığımız Sayın Ahmet ÜNALDI belkide sizleride yetiştirdi. Herşey gönlünce olsun başarılar. AHMET ÖZTAŞ www.astsubay77.com
Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak dışarıda gördüklerini arkadaşına anlatırdı. “Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım. Çünkü uzaktaki teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin...İki salıncak dolu, iki salıncak boş. Dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup konuşmaya başladılar, el ele tutuştular, ne kadar da yakışıyorlar birbirlerine. Erguvan ağaçları ne kadar güzel açmış, her yer mor bir renk almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin üzerindeki martılar bugünkü yemeklerini arıyorlar, ne güzel de dalıyorlar suya”
Günler böyle geçip gidiyordu. Ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp krizi geçirene kadar... İşte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa kurtulacaktı arkadaşı ama şeytana uydu, bunca zamandır pencereden ötesini sadece dinleyebiliyordu, artık görebilirdi de... İşte bunun için düğmeye basmadı ve hemşireye çağırmadı. Aynı kaderi paylaştığı kişiyi ölüme gönderdi; ama o bunun haklı bir savunma olduğunu düşünüyordu. Ertesi gün hastabakıcılar ölen yaşlı adamın yerine kendisini koymaya gelmişlerdi. Hemen yatağının yerini değiştirdiler, işte o günlerdir bakmak istediği manzarayı nihayet görecekti. Başını kaldırdı ve pencereden baktı.
“Simsiyah bir duvar” vardı karşısında.
Sayın ÇAKIR, dün okuduğum hikayeyi herkesle paylaşmak amacıyla bilgisayara yazdım. Uygun zamanı beklemem uzun sürmedi. “Baktıkça görebileceğimiz çok şey” var sözünüze, istediğini görebilmek sözünü de ilave etmek istedim.Köşe yazarlığınız hayırlı olsun. Saygılarımla.