Giriş



ZİYARETÇİ RAPORU

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün214
mod_vvisit_counterDün946
mod_vvisit_counterBu hafta5473
mod_vvisit_counterBu ay45639

AKTİF ÜYE

Aktif üye yok
Guests: 11
JoomlaWatch Stats 1.2.8b by Matej Koval

Ülkeler

97.4%TURKEY TURKEY
1%UNITED STATES UNITED STATES
0.4%GERMANY GERMANY
0.1%UNITED KINGDOM UNITED KINGDOM
0.1%JAPAN JAPAN



OTUZ BEŞ YIL SONRA PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 14
ZayıfEn iyi 
Mustafa SEVİMLİ tarafından yazıldı   

 

OTUZ BEŞ YIL SONRA


“ OCAK 1975 OLAYLARINI MASAYA YATIRALIM ”

1975 Yılı Ocak'ta yeni düzenlenen ve uygulamaya konulan  yan ödemeler başlığı altında toplanan, iş güçlüğü, iş riski ve teminindeki zorluk nedeniyle verilecek tazminat ödentilerinin, amacına uygun olmadığı ve sınıfımız aleyhine aşırı eşitsiz düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından, astsubayların tepkilerine  yol açtı. Birçok yerde iki gün göreve gitmeme olayı oldu. Yargılama sonunda olaya katılan herkes dört ay hapis cezası aldı. Emsallerine göre bir yıl sonra terfi ederek görev yaptı. Ceza kararının bu kesin şekli, duruşmalardan önce yaygın olarak konuşuluyordu.


Savaş gibi olağanüstü bir durumda böyle bir suçun cezasının (ölüm) olduğunu öğrendiğimizde, içimiz titremiş, ürpermiştik.


SESLİ DÜŞÜNELİM Mİ.?.


1 - Olayların başlamasına yakın günlerde, bazı arkadaşlarımıza göndereni belirsiz mektuplar gelmişti. İsim ve görev adresleri nasıl elde edilmişti, bilinmiyordu. Bu mektuplarda, günün siyasi anlatımına benzer şekilde, çalışma şartlarının olumsuzluğundan, uğranılan haksızlıklardan, mağduriyetlerden söz ediliyordu. Olaylar, birbirini izleyen günlerde, ayrı yerlerde, ayrı günlerde gerçekleşti. Adeta ayaklarını yere vurarak geldiğini duyurmasına karşın yönetenler, basit konularda bilgilendirici, uyarıcı toplantılar yaparken, bu olayları uyarmakta, önlemekte ilgisiz kalmışlardı.

Yorum : nedense


2 - Bir zaman sonra, bu gibi konularda eğitim almış birisi, bu olaylar için, yüksek potansiyele sahip kitlelerin, aşırı yüklendiğinde beklenmedik zamanda, kontrol edilemeyecek tepkiler verebileceğini, sonucunun kestirilemeyeceğini, yönetimi zora sokacağını açıklamıştı. Bu riskin yok edilmesi  için, yönetim tarafından kontrollü tepki vermeye yönlendirildiğini ve böylece yükselen geriliminin düşürüldüğünü, bunun bir yönetim stratejisi olduğunu söyledi.

Yorum : O yılların koşullarında bu nitelikte olayların düzenlenmesi zordu, başlamadan kolayca önlenebilirdi, önlenmedi, nedense.

3 - Başarılı sonuçları sahiplenme kolaylığını görev edinenler, bize suç ve cezası olarak dönen bu olayların sonucunu görevde başarısızlık olarak sahiplenme sorumluluğunda olmadılar.

Yorum : yok


4 - Uzun zamandır, ayrılma fırsatı araştıran bazı arkadaşlarımız, bu olaylardan gelişen ortamdan yararlanıp, kişisel çıkışlar yaparak, kendilerini meslekten attırdılar. Bazı arkadaşlarımızın tutuklu iken, duruşmalar başlamadan, görevden ilişkisi kesildi.  Çıkarılanların çoğunun ilk görev yıllarında oluşu, ilginç bulunmuştu. Bunun, herkes tarafından coşkulu sevinçle karşılanması, şaşırtıcı, düşündürücü oldu.

Yorum: görevden ilişkisi kesilmeyen birçok arkadaşımız üzülmüştü, nedense.


5 - Tutuklu iken ilgili savcı ;

“Haksız olduğumuz için değil, hakkımızı ararken yasalara göre suç işlediğimiz için orada tutulduğumuzu” açıkladı.

Yorum : ?


6 - Duruşmalar başlamadan önce, ceza kararının belli olduğu söylentisi yaygın olarak konuşuluyordu. Mahkeme sonundaki karar, söylentinin doğru olduğunu gösterdi.

Yorum : emir demiri keser mi, ya da hukuku?


7 - Olaylara katılmayanlara (bu tutumları nedeniyle) hiç kimse olumsuz tavır koymadı ise de onların bir yalnızlık hissettikleri hep fark edildi. Onları, bazen eziklik, bazen de eksiklik kıskacı kaptı. O yıllarda aramızda sağcı-solcu, sosyalist-faşist, kapitalist-komünist, ilerici-gerici gibi siyasi görüşü farklı arkadaşlarımız vardı. Fakat bu farklılıkları göz ardı ederek, olaylara katıldılar.

Yorum : “birlik ve beraberlik ruhu budur“ mu?


8 - Olay günlerinde izinli, istirahatlı olanlar, olaya katılmayanlar, olayların başlangıcında konuşmalarıyla toplumu yönlendirip, sonra ortalıkta görünmeyenler olduğu söylendi. Katılıp da yargılanmayanlar, savunması uygun bulunup ceza almayanlar da olduğu konuşuldu. Bazılarının daha sonra erken terfi, iyi yerlerde rahat çalışma, çeşitli şekilde ödüllendirilme, sınıf değiştirme gibi başarılı sonuçlar aldıkları söylentilerinin doğru cevabının asla bulunamayacağını biliyorduk.

Yorum : yok

9 - Tutuklu olduğumuz zaman içinde ne zaman geri döneceğimizi soran eşlerimize, (Onlar biraz  zor dönerler) cevabıyla (içimizden) moral sabotajına uğramamızın, Yeniçeri isyanı çıkarmakla benzerleştirilmemizin, toplanan yardımların (içimizden) yok edilmesinin olumuz etkilerini, sınıf bilincinin verdiği dirençle kolay atlattık. Olayların sonucunda kişisel zarar görmemize, yıpranmamıza karşın bunları önemsemedik. Olumsuz yansımalarını, mağduriyetlerimizi bastırdık. Yaşananlar, kısa zaman sonunda unutuldu, konuşulmaz oldu.

Yorum : yok


10 - Olaylardan daha sonraki zaman içinde, bazı ekonomik iyileştirmeler oldu. Bu iyileştirme pek ilgiyi, dikkati çekmedi. Bugün için, bu iyileştirmenin zaman içinde eriyerek, geri kaldığı anlaşılıyor.


Son yorum ve son soru ;

“HAK VERİLMEZ, ALINIR” bir sonuç mudur?


Selamlarımla. / M.S / Ocak’10 /

 

 

Lütfen yorum için kayıt olun

Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!