|
15.05.2007 gün ve 2007/427 Sayılı yazı ile Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edileli tam üç yılı geçti.
Yüksek Disiplin Kurulunun 25.06.2007 tarih ve 2007/574 sayılı kararıyla Ahmet ÖZDEN kendisine yöneltilen ve Dernek Disiplinine aykırı eylemlerin tamamını savunmasında yinelemiş,hatta kendisine yöneltilen soruların dışına çıkarak yeni sorulara neden olabilecek ithamlarda bulunmuştur......
Söylentisinin bile derneğimizi derinden yaralayacağı,olumsuz düşüncelere,dedikodulara, ayrışmalara neden olabileceği değerlendirilerek ......Ahmet ÖZDEN'in tüzüğümüzün 52-b maddesine göre 3 (üç) yıl dernekten geçici olarak çıkarılma disiplin cezası ile tecziye edilmesine .......
Sevili meslektaşlarım.Üç yıl geldi geçti.Hiç itiraz etmedim.Üzülmedim de!Mahkeme yolunu da seçmedim. İhracıma neden olan ithamlarım neydi?
* 9 Milyar Rakı parası ödeyerek seçimi kazandılar....demişim.
* 83 yaşındaki emeklinin sırf yesin içsin diye delege olarak getirildiğini söylemişim.
* www.anttemad.com ve diğer sitelerde yazdığım yazılarla Genel merkez yönetim kurulunu küçük düşürmüşüm.
* Beni 1273 Antalya TEMAD üyesi seçti bana hesabı onlar sorar demişim.
Saygıdeğer meslektaşlarım.
* 2005 yılında yapılan Genel kurul toplantısında İl-İlçe başkanları ve delegelere üç gün boyunca tavuk yedirildi ve akşamları rakı içirildi.Fatura toplamı 9 Milyar (o günün parasıyla) Fatura resmi yerden alındı dip koçanı kaybolamaz.Aslıda Genel merkez muhasebe evrakları arasındadır.Kimin bu faturayı ibraz etmesi gerekir.Benim mi yoksa kendi atadığı genel muhasibin mi?
* Aynı genel kurulda .............. şubesi delegesi 83 yaşındaki bir ağabeyimizi ayağını sürüyerek yürüdüğünü gördüm.Başkana "kim bu adam yazık değilmi bu yaşta..." dediğimde "bırak gariban yesin içsin" dedi.
* 14 Şubat Sevgililer günü.TBMM.de Astsubayların haklarıyla ilgili yasa değişikliği görüşülüyor. Tbmm.Başkan vekili dosyayı eline aldı.
- Önergeyi veren Milletvekili?
- Yok,
- Hükümet?
- Yok,
- Komisyon?
- Yok. dedikten sonra dosyayı kaldırarak attı.Başka gündeme geçti. Hatırlayacaksınız, o gün herkes TV.lerinin başında pür dikkat bunu bekliyordu.Bende hemen derneğe geçerek bir yazı yazdım.
- Onlar yok,"Peki TEMAD Genel Merkezi nerede?" diye.Bunu iki şubeye faksladım.Zülfüyare dokundu.
İşte ısbatlayamadığım suçlarım.
-Üç yıl doldu.
-Kim kaybetti?
-TEMAD kaybetti.İhracım kötü örnek oldu.
2004 yılında Ankara Sıhhıyedeki Abdi İPEKÇİ parkında yapılan eyleme katılmak üzere tuttuğumuz otobüsün parasını el altından bana verdiler.Çünkü ben derneğin parasının olmadığını dükkan aldığımı bu nedenle gelemeyeceğimi söylemiştim.İhracımdan sonra derneğe ait hesapları yerel işbirliğiyle didik didik ettiler.Bir şey bulamadılar.1.250.00 TL. parayı verdiğini ve fatura istemediklerini söylemiş olmalı ki Antalya'daki uzantıları baş ihraçcı iyice araştırmadan bulduğu 700.00 TL.lik bir faturayı C.Savcılığına göndererek "Ahmet ÖZDEN bu faturayı muhasebe evrakları arasına koyarak parasını almış ve yemiştir"diye beyanda bulunuyor. C.Savcılığınca verilen "Takipsizlik kararı" bu pisliği atanlara "iftira" davası olarak geri dönecektir.
Sevgili meslektaşlarım.Ben artık TEMAD'lı değilim.Olmayı da düşünmüyorum.Ama siz kimler tarafından yönetildiğinizi iyi bilin diye bunları yazıyorum.
Burada benden sonra ,gerek Genel Merkezce gerekse baş ihraççı tarafından ihraç edilen arkadaşlarıma TEMAD'lı olmanın pek önemi olmadığını söylüyorum.Çünkü iyi yönetilmediği gibi çoluk çocuğunuzun rıkzından keserek yatırdığınız aidatlar yerinde kullanılmıyor.Tarihçeye bakıldığında bu kadar uzun zaman geçmediği halde bir sürü gayrimenkul alanlara rağmen 8 senedir iktidarda olanlar bu gayrimenkullerin kirasını ve üye aidatlarıyla MSB.dan alınan ödenekleri sıfırlamışlardır.Son Kongrede yetmezmiş gibi bu gayrimenkulleri satmaya,İpotek vermeye ve teminat olarak göstermeğe yetki istemişlerdir.Yine uyarılarımızla delegeler tarafından kabul görmemiştir.
Bunlar hak arayan değil hak gaspedenlerdir.Tanıyın bunları......
Saygı ve sevgilerimle..
|
Değerli büyüğüm , aksi davranış sergileselerdi şaşmak gerekmez miydi böylelerine. Zira bu tiplerin yok aslında birbirlerinden farkları. Ama bunlar hepimizin tanıdığı ,bildiği ,maharetlerini görüp tespit ve teşhis ettiği “Osmanlı bankası !”dırlar işte…
Kimisi YEDİ BUÇUK senedir camiayı atıl ve pasif halde tutarak birilerinin emrine hazır sunmak üzere aldıkları görevi bihakkın yerine getirdiğini unutur. Üretkenliğin , yaratıcılığın önünde takoz olarak her zorluğu çıkartır. Buna rağmen engelleri aşmak isteyenleri çağ dışı ihraçlarla uzaklaştırır , üzerine farz olmayanlara çantacılık ve avukatlık yaptırır , sonra dönüp kendilerinin pis ve çirkin oyunlarını onaylamayanları , karşı çıkanları , saltanatlarını sonlardırmaya çalışanları suçlu ilan ederek özür dilemelerini isterler.
Bu pis ve çirkin oyunlarla oyuncularına , figüranlarına sözde karşı olduğunu söyleyen bazıları ise; perde arkasında destek ve sonsuz saygılarını sunduğuna , genel seçimdeki oylarıyla tekrar yönetimde kalmalarını sağladığına , YEDİ BUÇUK senedir atılan palavraların tekrarını SAMİMİ ! bulduğuna bakmaksızın , yalanlarıyla karalamaya çalıştığı , riyakarlığı ile bölerek zayıflattığı camiaya bir özür kadar yakın olduğundan söz eder…( Genel merkezden üç kuruş yardım alanlar ise tüm olanlara ağzını açmaz, açamaz …)
“SİSTEM AYNI SİSTEM !” zeytinyağı misali…
Yalanla , riyayla , iftirayla , sanallarla türlü ayak oyunlarıyla üstelik üste çıkmak..
Geçmiş olsun... Artık “ şapka düştü kel göründü ….“ . Üreticilikten ,yaratıcılıktan uzak ; “ sen yürü ben arkandayım , korkma yanındayım “ palavraları pirim görmüyor , görmeyecek…
Özür’ü ise er veya geç kendileri dileyecek…
Yalansız arkadaşlığı , riyasız dostluğu , çıkarsız mücadeleyi şiar edinen tüm meslektaşlarıma sonsuz saygılarımla .
Şerafettin Turgay
Bornova
Sevgili meslektaşlarım.Yukarıdaki yazıyı okuyunca gerçekten benim özür dilemem gereklimidir?
Benim üç yıllığına ihraç edilme nedenlerimi defalarca okudum.Özür dilenecek bir durum göremedim.
Onların yapamadığını yaptığım için kıskançlık duygusuyla geçici ihraç ettiler.
Dernekler yasasında yapılan değişiklikle herhangi bir suçtan hükümlü olanların dernek üyesi olamayacağı gibi yöneticilik te yapamayacağı açık seçik yazılı olduğu halde, bir ilin TEMAD şube başkanı başka bir ilin kongresine misafir olarak Genel merkez yöneticileriyle geliyor.
Nezaketen kendilerine konuşma hakkı tanınan Genel Başkan ve yanında getirdiği çantacı konuşmalarının büyük bir bölümünü orada olmayan şahsımı hedef alarak konuşma yapıyorlar.
"Ahmet ÖZDEN bu toplumdan özür dilemelidir." diyor.
Toplumdan özür dilemek benim için erdemliliktir.Ama toplumdan özürle geçiştiremeyecek kadar ağır suçları işleyip o koltuklarda oturanların bu toplumdan ne dilemesi gerekir?
İşkence yapmak dünyanın en adi suçudur.Eli kolu ve gözleri bağlı 20 yaşındaki genci bir subayın mutluluğu için işkenceye tabi tutup sonra ölümüne sebep olanlar,cezalarını çekmekte olduğu cezaevinde çantasını taşıdığı kişiyle benim özür dilemem gerektiğini söyleyenlerin bu toplumdan ne dilemeleri gerekir?
Evet bu suçu işleyip sabıkalanan ve amiri tarafından cezaevinde ziyaret edilen bu işkenceci tüm meslektaşlarından özür dileyerek istifa etmelidir.Hatta onun sabıkalı olduğunu bilerek görevde tutanlarında yüzleri kızarmalıdır.
Saygılarımla..
Önceki yönetimce Genel Merkez güdümlü ve destekli olarak uygulanan çirkin davranışlar ve çağ dışı İHRAÇ'ların yıkıcı ve bölücü etkilerinin Sn.DÜNDAR ve ekibince kısa zamanda yok edileceğine , Antalya TEMAD'a hak ettiği saygınlığn tekrar kazandırılacağına olan inancımla zorlu görevi üstlenen tüm meslektaşlarımıza teşekkür eder, başarılar diler , sonsuz saygılarımı sunarım .
Şerafettin Turgay
Bornova
Dosyalar TBMM de bekletiliyor… Tepki yok!...
¼ ü kanunlaşacakken gece yarısı çekildi… Tepki yok!...
M.S.B.nı oy için şubeleri gezdi, kullandı… Tepki yok!...
Gen. Kur. 50 yıldır oyalıyor... Tepki yok!...
Temad üyelerini ihraç ediyor... Tepki yok!...
Temad tüzük değişikliğine yanaşmıyor... Tepki yok!...
Temad üyesine hukuki destek bile vermiyor... Tepki yok!...
Temad Gnl. Sek .Oyak Aslan Çimentoya atanıyor... Tepki yok!...
Temad Antalya'daki olaylara göz yumuyor… Tepki yok...!
Yok... Yok... Yok... Yok...
Herkes kendisine göre bir sistem kurmuş idare ediyor, Temad Yönetimi Şube Başkanları (bazılarını tenzih ederim), Delegeler, Üyeler, Bazı Siteler halinden memnun sanki statükonun devamından yanalar.
Konya il Başkanı Sn Erhan KOLAĞASI Temad yönetimine eylem çağrısında bulundu kaç şube başkanı destek verdi?
Sn İsmail TURAN' ın iş mahkemesinde ve OYAK'ın hakkımda açtığı davanın duruşmasında meslektaşlarımız nerelerdeydi? Ankara'da 20 E.ASSUBAYMI İKAMET EDİYOR. Etki de yok, tepki de yok destek de yok ancak köstek ve suçlama çok, belasını buldu gitsin cezasını çeksin diyen ve dedirtenlerde eziliyoruz diye ağlayıp sızlayan E.ASSUBAYLAR değil mi?
Benim davamda Yönetime aday Astsubayların yanında olacağını sürekli beyan eden Ankara Platformunun Başkan adayı ve diğer üyeleri neredeydi neden meslektaşına sahip çıkamadılar.
Bu yanlış taraflı uygulamalarıyla eleştirdikleri Temad yönetiminden farkları kaldı mı? Ancak Suyun başını tutanlar böyle olmasını istiyorlar demek ki?
Haklarımızı gasp edenlerle anlaşmışçasına kadrolu elaman gibi el ele kol kola camiayı zapturapt altına alan içimizdekilerin dışarıdakilerden daha tehlikeli olduğu gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Meselenin halli için önce içeriden başlamak lazım.
E.Astsubaylar kendi üzerlerinden oynanan oyunları görmeli iç ve dış mihraklara karşı dik durmalı, davasına sahip çıkmalı bu zihniyetleri tanımalıdır bu sistemin gizli savunucuları, figüranları yıllardır oyunlarını mücadele veriyoruz adı altında camia üzerinde başarıyla tatbik ediyorlar. Bu oyunların son bulması dileği ile
Saygı ve selamlar..
Selçuk İÇER