|
Usta ve çırak ressam !
Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.
Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına;
“ Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın” demiş.
“ Resmin yanına kırmızı bir kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” diye ilave etmiş.
Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş.Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş.
Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.
Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.
Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.
Usta ressam şöyle demiş:
"İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. “
“İkincisinde, onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.”
Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
Asla bilmeyenle tartışma. Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
|
Bir Temsilciler kurulu toplantı denemesi daha geçti yalanla , dolanla , cek’ le ve cak’ la.
Denemesi diyorum çünkü ; 85 şubeyi veya çoğunluğu toplayamayacaklarını Sn.Genel Başkanın kendisi de çok iyi biliyorlardı . Zira bir önceki yazımda da belirttiğim gibi ;
Sn.Mustafa EROL artık teşkilata hakim değildi,
Yönetimlerin gözünde saygınlığı kalmamıştı ve üyeler bazında olduğu gibi ,Şube Yönetimleri nazarında da itibarını kaybetmişti.
Bu nedenle temsilciler kurulunu toplamayı denedi . Ama olmadı.
Eskişehir yerel gazetesi katılan şube sayısını 43 olarak yazdı.
İki üç kez maruz kalmam üzerine siz camia dostlarımla paylaştığım söylenenden de , söyleyenden de nefret ettiğim , adilik ve çirkeflik olarak nitelendirdiğim bir davranıştı “yalan söylemek “ ve “yalancılık “
Hangi koltuk, hangi makam , hangi çıkar bu yola tevessül ve tenezzül etmeye değer .
Hangi karakter , hangi kişilik el verir doğruları söylememeye, yalanlara yeltenmeye ..
Ne acıdır ki , tevessül ve tenezzül edilerek, yalan söylenerek toplantıya katılan şube sayısı 85 olarak açıklandı
“ TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ, GENEL BAŞKANLIĞI ÜLKE GENELİNDE Kİ 100.000 ÜYEYİ TEMSİLEN 85 ŞUBE BAŞKANI İLE İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ GENEL DURUMU DEĞERLENDİRMEK VE BUGÜNE KADAR YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ÇALIŞMALARI GÖZDEN GEÇİRMEK ÜZERE 27 ŞUBAT 2010 CUMARTESİ GÜNÜ ESKİŞEHİR DE TOPLANMIŞ BULUNUYORUZ.” Mustafa EROL
Her ne kadar bazıları dün dündür bugün bu gündür misali artık öyle bulsalar da ; kendi camiasına , arkadaşlarına , meslektaşlarına kolaylıkla yalan söyleyebilen bir zihniyetin ciddiyetinden , samimiyetinden (!) söz edilemez.
Ayrıca , kendi başını kaşıyamayanların , kendi yarasına merhem olamayanların ülke sorunlarına katkı sunmaları da beklenemez.
On bir kez randevu isteğinin reddedildiğini bizzat söyleyen bir Sn.Genel Başkanın mesaj panosundaki “ BU AÇIK HAKSIZLIK VE ÇARPIK UYGULAMA SAYIN GENEL KURMAY BAŞKANININ BAŞBAKANLIĞA GÖNDERDİĞİ TEKLİFTE EMEKLİ ASTSUBAY MAAŞLARININ % 45 AZALDIĞI BELİRTİLEREK TEYİT EDİLMİŞTİR. Sözü ve Eskişehir yerel gazetedeki “ GENELKURMAY BAŞKANLIĞININ BAŞBAKANLIĞA YAZDIĞI YAZILARLA ASTSUBAYLAR DA GEREKEN İLGİYİ GÖRMEYE BAŞLAYACAKTIR '' sözleri tam bir tezat teşkil etmektedir.
Sn.Genel Başkan tam bir çözümsüzlük ve çaresizlik içerisindedir. Aldıkları , alabildikleri bir karar yoktur ,olamamıştır.
Her şey yine “TEMSİLCİLER KURULUMUZ BU YÜKSEK SORUMLULUK DUYGUSUYLA UĞRADIĞIMIZ HAKSIZLIKLARA KARŞI GENEL MERKEZİMİZİN ALACAĞI KARARLAR BELİRLİ BİR TAKVİM İÇİNDE UYGULANACAK, YASAL VE MEŞRU MÜCADELEMİZİN HAZIRLANACAK BİR PLAN DAHİLİNDE KARARLILIKLA UYGULANACAĞINI ESKİŞEHİRDEN İLGİLİLERE VE YETKİLİLERE VE KAMUOYUNA SAYGIYLA SUNARIZ.” Denerek zamana bırakılmakta , günü kurtarma uğruna belirsizliğe terk edilmektedir.
Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu toplantının duyuru ve davet şekli kurumsallıktan bihaber “cep mesajı ve telefonla “yapılmıştır.
Kurumsallık gereği resmi yazışmayla yapılmalı , yönetim kurullarında görüşülmeli , düşünceler fikirler ve projeler üretilerek katkı sunulması sağlanmalıydı.
Toplantı sonucu raporlandırılmalı , karara bağlanmalı , alınan kararlar ulusal basın yayın vasıtasıyla tüm kamuoyuna duyurulmalı deklare edilmeliydi.
Tabi ki kurumsallaşma isteniyorsa
Aşiret ve cemaat tarzı benimsenmiyorsa ,
Ve en önemlisi bir kez daha ; “POSTALLARI GİYDİK EMİRLERİNİZE HAZIRIZ “ denmiyorsa …
Camia dostlarıma saygılarımla
Şerafettin Turgay