Giriş



ZİYARETÇİ RAPORU

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1769
mod_vvisit_counterDün3396
mod_vvisit_counterBu hafta17294
mod_vvisit_counterBu ay11872

AKTİF ÜYE

Aktif üye yok
Guests: 51
JoomlaWatch Stats 1.2.8b by Matej Koval

Ülkeler

97.2%TURKEY TURKEY
1.1%UNITED STATES UNITED STATES
0.5%GERMANY GERMANY
0.1%UNITED KINGDOM UNITED KINGDOM
0.1%JAPAN JAPAN



SECERE-İ KÜLLİYEM PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 
Hüseyin Kocabaş tarafından yazıldı   
Bağ-ı senem Gülşeni
Hubb-i Ali dir ta ezel

Hüseyni dir hep nevası
Andeli bizarımın
 1963 yılı Mart’ının 24 ncü vaktinde Emir Afşin’in köyünde başladı hayat serüvenimiz. Malum silsileleri takip ederek 1977 yılının eylülünde girdik Astsubay yoluna Anadolu Maceramızın mesleki ihtisas bölümü Doğu ve Güneydoğuda geçti.  
Hep ezilen horlanan küçük görülen öteki sayılan vefakar ve cefakar Anadolu’nun kara bağrında sıra dağlar gibi duran bahtı kara insanlarımızın arasında dertleriyle kederlendik neşe-i muhabbetleriyle şenlendik. 2005 yılı baharının sonunda halktan geldik halka döndük. Geriye bir müşgül kaldı o da Haktan gelip Hakka dönmek. Dön emrini bekliyoruz.  

 

Güzeldi meslek hayatımız onca kahra ve kedere rağmen çünkü yol ve dava arkadaşlarımızın dayanışması bizi ayakta tutuyordu.  

 

Şimdi yeni bir yol ve dava peşine düştük. Hak dek getire sonumuz nice olur bilinmez. Ayrılırken meslekten bir parça koptu yüreğimizden zira o hasret bir sevgiliden bir yardan ayrılış gibiydi hani der ya Orhan Veli “Beni bu havalar mahvetti, bu havalarda bıraktım memuriyeti” işte bu havalar bizi de diyarı gurbete attı. Şimdi Güneşin doğuşunu ve batışını görmek yaşadığımızı hissederek yaşlanmak ayrı bir zevk-i Ala olarak hoş bir seda olarak kalacak hatıralarımızda.  

 

Büyük dedemiz Avşar Beyi Hacı Mustafa Bey hak ederek elde ettiği Emirdağ Beyliğini halef selefi ile davalık olup kaybetse de gördüğü Bizans oyunları karşısında metanetini muhafaza etmiştir. Oğlu Milli Mücadelenin Manevi Mimarlarından Abdülkadir Hoca’yı kardeşi Karaman Kaymakamı Miralay Hacı İbrahim Bey’in yanında Karaman Medresesinde tahsil ve terbiye ettirerek geleceğe hazırlamıştır.  

 

Dedemiz Abdülkadir Hoca Osmanlı’nın Taşradaki Vergi Tahsil Memuru olarak görevini sürdürmüş 1950 yılında Hakkın Dön emrine icabet ederek bir Fani olmuştur.  

 

Oğlu Babamız Enver Çavuş’u bizzat kendisi bizzat yetiştirmiş adını Büyük Turan Davasının üstadları olarak görülen Enver Paşa’dan esinlenerek vermiş ancak bu hayal sukuta uğramıştır. 

 

Babamız da geride Osmanlı tarihçisi misyonu ile eserleriyle bir isim bırakmış Çavuş’luğunu Vekalet ettiği Tabur Komutanlığından almıştır. O da her fani gibi dön emrine uyarak 2003 yılının bir sonbaharında aslına rücu etmiştir. O kadar güzel bir dönüştüki hayretlerimiz bir kat daha artmıştı 3 günce son vasiyetinde Kabristan’la nişanlandığını yakında evleneceğini söyleyerek Mevlana’nın tarifi üzerine şeb-i arus törenleri gibi güle oynaya gitmiştir.  

 

Bu misyonun günümüz temsilcisi olarak vazife bize düşmüştür. Aldığımız icazet icabı görevimiz ve misyonumuz bellidir. Hak yar ve yardımcımız ola.  

 

Bu efsaneyi bir piri Fani olan Turgut Reşadi’nin divanından bir numune ile noktalayarak huzurlarınızdan saygılarımla ayrılıyorum. Bütün Güneşler battı ve gitti bizim Güneşimiz batmayacaktır ebedi diyen Abdulkadiri Geylanilere selam olsun. Andığımız muhteremlerin ruhları şad olsun. 

 

                                                                                             Hüseyin Kocabaş
İki kapılı bu handan
nice mihman kondu göçtü
Yar olmadı bunca cana
Nice handan kondu göçtü  
   
Reşadiyem alem fani
Elin meyden çeker saki
Muhabbetler kalır baki
Nice şadan kondu göçtü
 

Lütfen yorum için kayıt olun

Yorumlar (13)
13 Çarşamba, 05 Kasım 2008 12:54
mail adresim Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir selamlar.
12 Çarşamba, 05 Kasım 2008 12:53
yazınızın girişine aldığınız "bağı senem gülşeni hubbi alidir ta ezel" diye başlayan nutku şerifin kime ait olduğunu ve şiirin tamamını gönderme imkanı bulabilirseniz çok mutlu olacağım. selam ve muhabbetle.
11 Pazar, 05 Ekim 2008 09:53
Duvarlar Yıkılmış. Bilgilerinize sunarım!
10 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:10
Layık olmadığımız bunca İltifata mazhar olmak ve bu fani dünyada dost sahibi olmak en büyük bahtiyarlıktır.Bize dostum diyen herkese saygı ve selamlarımla
9 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:09
Sn AKINCI, akıncılar efendi olur soyadınıza yakışın bence. eğer adınız buysa. ben de okudum. Güdümlü bir beynim olmadığı için anladım. Sn KOCABAŞın siteye girişinin yasaklandığını. sizde okuyun anlama kapasiteniz vardır mutlaka anlarsınız neden hırçın olunduğunu.
8 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:08
Sn.Kocabaş Ben üye olmamama rağmen diğer siteyi merak edip izliyordum sizin son zamanlardaki hırçınlığınızı görünce şimdi bunun nedenini anladım Kutluyorum
7 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:07
Saygıdeğer Meslektaşım KOCABAŞ köşeniz hayırlı olsun. ASTSUBAY ONUR MÜCADELESİ adına yapacağınız katkılar için şahsım ve yeni oluşum grubu adına teşekkür eder başarılar dilerim.
6 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:06
Sayın Kocabaş, köşeniz hayırlı olsun.Hoş geldiniz.
5 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:06
Tarih ve tasavvuf bilgilerinin katacağı artı değer için teşekkürler. Hayırlı olsun.
4 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:05
SECERE-İ KÜLLİYE'nizle sizi daha iyi tanımış olmanın mutluluğu ile başarılar diler saygı ve sevgilerimle gözlerinden öperim.
3 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:05
Hayırlı olsun
2 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:04
Hayırlı olsun sayın Kocabaş. Hoşgeldiniz
1 Çarşamba, 02 Temmuz 2008 13:04
Sayın KOCABAŞ, Hayırlı olsun...
Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!